Ablalar-Bankasya- Kaynak-Abant-HDP-PKK

Zinciri görüyor musunuz?

Ablalar’dan Abant’a..

Abant’tan PKK’ya..

Köprüler nasıl kuruluyor, farkında mısınız?.

Hayır, abartmıyorum..

Dün açıklanan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın öncülüğündeki Abant Bildirisi ile..

Bir defa daha tescillendi..

Gülen ile PKK işbirliği..

Toplantıya katılanları ile..

Bildirgeye alınan çarpıtma tespitleri ile..

Çark şöyle işliyor..

Benim saf..

Teheccüde kalkamadığında, başından aşağıya kaynar sular dökülmüşçesine üzülen bacım/ablam..

Kolundaki bileziği satıp..

Hocası, Pensilvanya’dan öyle emretti diye..

Bir cihad aracı olduğu inancı ile..

Bank Asya’ya yatırıyor.

Kolundaki bilezik, zaten daha önceki himmet toplantılarında.. “Aynî yardım” olarak çoktaan alınmış mıydı..

O zaman da..

Ablalar, gidip faizle kredi çekiyorlar.

Faizle aldıkları kredileri, Bank Asya’ya mevduat olarak yatırıyorlar

Asgari % 15 zararına.

Sorulduğunda ise..

“Size ne? Benim zararım, sizden mi sorulur” diye çıkışıyorlar..

Peki Bank Asya’ya yatırılan.. 

Diğer bankadan faizle alınmış kredi paraları ne oluyor?

Şimdilerde ortalıktan toz olmuş yöneticileri sayesinde..

Kaynak Holding’e, “al takke ver külah” ilişkileri ile..

Güzel güzel aktarılıyor..

Biliyor olmalısınız.

Bank Asya ve Kaynak Holding..

Fetullah Gülen emri ile kurulan..

İki farklı sahadaki hizmet araçları(!).

Bank Asya, dindar insanlarımızı faizle iş yapan bankalardan uzak tutmak için, Gülen’in emri ile kurulan finans kurumu idi..

Kaynak Holding de..

Yine Pensilvanya’daki zatın öncülüğünde..

Önceleri basın-yayın dünyasında.. Sonralarında ise, değişik sektörlerdeki onlarca şirketi bünyesinde toplayan, bir holding!

İşte bu holding!

“Beş parasız”ların kurduğu..

Ama Boğaz’da en şahane yalıya çöken Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na..

Ayda 100 bin lirayı, düzenli olarak gönderiyormuş!..

Niçin?

“Sosyal sorumluluk ilkesi gereği, yapılacak organizasyonlar” için.

Çarkın bundan sonrasında ise..

İşler çok kolay..

Aydın diye takdim ettiğiniz..

Kullanıma açık zevatı.. 

HDP’nin ırkçı milletvekillerini..

PKK söylemini tekrarlamakta hiçbir sakınca görmeyen sözde gazetecileri.

Yıllardır Fetullah Gülen’e salya sümük hakaret eden Cumhuriyet gazetesindeki ateistleri..

Abantlarda toplarsınız..

Yedirirsiniz, içirirsiniz..

Ardından da koyarsınız önlerine bir bildiriyi..

Kıytırık iki kelime üzerine..

“Olsun mu-olmasın mı?” diye suni bir tartışma çıkartır..

Onu da sonuçlandırdıktan sonra..

İmzalatırsınız, taa Pensilvanya’lardan hazırlatılan bildiriyi..

Sonra takdim edersiniz: “Demokrasi, tarihin en derin krizlerinden birini yaşıyor!”

Ne krizi ise?

Biz bu ülkede, % 21 oy almış DSP’yi, tek başına iktidarda görmedik mi?

Halkın ceza verdiği ve oylarını nerede ise yarı yarıya azalttığı ANAP’ın, sırf İHL’leri kapattırmak için hükümet ortaklığına alındığı günleri görmedik mi?

Tehditlerle, şantajlarla milletvekillerinin partilerinden istifa ettirilip, kurdurulan naylon partide.. Zaten 12 milletvekili varken, 9’una bakanlık verildiği günleri görmedik mi?

Demokrasi o günlerde krizde değildi de..

Şimdi mi krizde?.

Halkın her seçimde.. Verdiği desteği artırarak sürdürdüğü siyasi partinin hükümet olduğu..

% 49 oy alarak, kendisinden sonra en çok oy alan partiyi ikiye katlayan AK Parti’nin hükümet olduğu bu günlerde mi, demokrasi krizde?

Bildirgeden bir cümle daha: 

“Sur ve Cizre ilçeleri başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sivil insanlarımız zarar görmekte ..”

Her gün polislerimiz, askerlerimiz şehid oluyor.

Ama ablaların bileziği ile yiyip içen bu sözde aydınlar..

Polislerin-askerlerin şehid olduğunu değil de.. 

PKK’nın çarpıttığı bilgilerle..

Bölgede sivil insanların zarar gördüğünü bildirilerine alıyorlar.. 

Gördünüz işte..

Ablaların kolundan çıkan bilezik..

PKK’ya propaganda malzemesi oluyor..

Düşünmezsek.. Sorgulamazsak..

Körü körüne birilerine itaat edersek..

En temiz düşüncelerle yapılan yardımlar..

Bizim sırtımıza sıkılan kurşunlar oluyor..

Görsün ablalar.. Görsün abiler