Hak ile Batıl ( PKK ) Mücadelesi

Hak-batıl mücadelesi, tarihi bir mücadeledir. İnsanın yeryüzü serüveniyle başlayan bir mücadeledir. İnsanlık tarihiyle başlayan hak ve batıl mücadelesi şeytanın kibir ve gururundan kaynaklı isyanıyla başlamış ve kıyamete kadar da sürecektir.
İlk insan Hz. Âdem’in oğulları Hâbil ile Kabil arasında baş gösteren hak-bâtıl savaşı, hemen hemen tarihin her döneminde ortaya çıkmış ve günümüze kadar da sürmüştür. Hak ve bâtılın anlaşılması ve bu uğurda verilmiş olan tarihî mücadelenin tespiti için, ilk peygamberden son peygambere kadar elçilerin ve onların izini takip edenlerin mücadelelerine bakmak gerekir.

Hak-batıl mücadelesi dünya tarihinde görülen en uzun ve yaman bir mücadeledir. Bu savaşta bazen en yakınlar karşı safta savaşmışlardır.

Bir bakıyoruz ki Hz. Nuh (AS) karısını ve yavrusunu, Hz. Lut (AS) karısını, Hz. İbrahim (AS) babasını, Hz. Resulullah (SAV) amcasını karşısında bulmuştur.

Resulullah (SAV) döneminde Bedir ile başlayan İslam savaşlarına da baktığımızda, yerine göre kardeşleri, amcaları, dayıları, hısım ve akrabaları bu mücadelede birbirleri ile savaşır buluyoruz.

Bütün bu mücadeleleri örnek olarak anlatan Kur’an, bize şu buyrukları da duyurur.

MEALİ: “Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse, işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.” (Tevbe / 23)

MEALİ: “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa Allah’a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki, Allah kalplerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın hizbi (dininin yardımcıları)’dir. İyi bil ki, kurtuluşa ulaşacak olanlar, Allah’ın hizbidir.” (Mücadele / 22)

Hakikat şu ki, Hz. Âdem’den bugüne devamlı olarak süren hak-batıl savaşının temel dinamikleri, karakteri yapıları özellikleri hep aynıdır ve tarihsel süreç içerisinde hep aynı kalmıştır. Bu uzun ve kadim mücadele zamana, ülkeye ve değişen şartlara göre biçimsel farklılıklar arz etse de; işin özü, mantığı, söylemleri ve yöntemler hiç değişmemiştir.

Yorumlar