HDP’li Ressamdan İslam’a Hakaret

TÜYAP’ın İstanbul Kitap Fuarı’nda, ressam Gökhan Aslan tarafından açılan sergide çarşaf üzerinden İslam’a hakaret edildi. Aynı skandal HDP’li Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde de yaşanmıştı.

TÜYAP’ın İstanbul Kitap Fuarı ile birlikte ev sahipliği yaptığı İstanbul Sanat Fuarı’nda ressam Gökhan Aslan, çekilen acıları simgeleme bahanesiyle çarşaf üzerinden İslam’a hakaret etti.

Bu şovu bir “performans” olarak değerlendiren Gökhan Aslan, çarşaflı kadınların mağduriyeti simgelediğini söylerken, “Bu performans çarşafa karşı değildir, burada çarşaf gerçekliği ortaya koymak için bir simgedir. Böyle bir yanlış anlaşılma içine düşmek istemem.” dedi.

ÇARŞAFLI KADINLARA ZİNCİR VURUP SERGİLEDİLER
Çarşaf giydirilen beş kadının zincir vurularak galerinin ortasında “sanatseverlerin” beğenisine sunulduğu görüldü.

Gökhan Aslan’ın hazırladığı bu görüntüler sosyal medyada büyük tepki görürken, İslam’a hakaret olarak değerlendirildi.

Öte yandan gösterinin fuar boyunca birkaç kez daha sergileneceği belirtildi.

HDP’Lİ DİYARBAKIR BELEDİYESİ’NDE DE AYNI SKANDAL YAŞANMIŞTI

2015 yılının Şubat ayında da Diyarbakır’da HDP’li büyükşehir belediyesinin organize ettiği Uluslararası Kürdistan Sanat Buluşması kapsamında açılan Kürdistan Sergisi’nde de bu skandal gösterinin bir benzeri yaşanmıştı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da sergiye katılmıştı.

Diyarbakır Belediyesi’nde yaşanan bu skandalın ardından Medaim Yanık yazdığı köşe yazısında şöyle eleştirmişti:

Diyarbakır Belediye’sinin açtığı galeride çarşaf giydirilen altı kadın zincire vurulmuştu. Haberi ilk gördüğümde garip bir duygu hissettim. 1930’ların zihniyetinin 2015 versiyonu karşımızdaydı. Ayrıca, başkalarının yaşam tarzına açıkça saldıran, aşağılayan bir durum vardı. Kendilerince çarşafı IŞID ile özdeşleştirmişlerdi. Gülten Kışınak’ın çarşafı anlamak için IŞID’’e bakmasına gerek yoktu. Temsil ettiğini iddia ettiği Kürt kadınlarının bir kısmı yüzyıllardır çarşaf giyiyordu. Çarşafın bu topraklarda doğal bir geçmişi vardı ve halen gündelik hayatın bir parçasıydı. Çarşaflıları zincirleme eyleminin en az dört anlamı var. Birincisi bu topraklara yabancı olmanın göstergesi. Çünkü çarşaf bu toprakların yerli ve eski unsuru. İkincisi çarşafa karşı bu eylem “otoriter modernistlik” anlamına geliyor. Üçüncü olarak da, “radikal sekülerlik” eğilimine işaret ediyor. Dördüncü olarak da, halden anlamayan saygısız bir ruh halinin varlığını gösteriyor. Bu dört hali birlikte okursak şu sonuç ortaya çıkar: HDP, siyaseti ve gündelik hayatı kontrol ettiğinde baskıcı ve dışlayıcı olma potansiyeli taşıyor.

 

Yazı içeriği kaynağı: Haber10

Yorumlar