IŞİD’İ KURAN GİZEMLİ TİM!

IŞİD’İ KURAN GİZEMLİ TİM!

23 Nisan 1980 de Iran’da Amerikan konsolosluguna saldiri yapılır ve 52 Amerika’li diplomat rehin alınır. Amerikan özel birligi delta force, sekiz helikopter dolusu askerle gittigi kurtarma operasyonunda, yapilan askeri ve tekniksel hatalardan dolayi kurtama görevini eline yüzüne bulaştırır. Gönderdikleri askerlerden de sekizi bir kaza sonucu ölür. Bu sonuç Amerikan askeriyesi için tam bir hüsrandir. Bu basarisizliktan sonra, tüm özel birlikler içinden en iyi askerlerin seçilmesi suretiyle çok özel bir grup kurulmasi kararlastirilir. Uzun ve en güç testler sonunda Amerika’nin en iyi, en yetenekli askerleri bir araya getirilir. Gruba jsoc ismi verilir. Bu grup, bir çok operasyona çikar ve neredeyse tamamin da basarili olur. Eski baskan yardimcisi Dick Cheney ve savunma bakanligi sekreteri Donald Rumsfeld’ın, bu gurubun yönetimine gecmesiyle, jsoc önceleri kurtarma operasyonlari düzenleyen askeri bir grup iken, sonralari Amerika’nin çikarlarina ters düsen herkesi infaz eden, tek amaci öldürmek olan ölüm makinalarina dönüsür. Isin ilginç kismi ise, Bush zamaninda bile bu özel askerler yedekleri ile beraber toplamda iki bin kisi iken, Obama zamaninda bu sayi kat kat artar. Jsoc’a ayrilan bütçe de bununla dogru orantilidir. Tabi bununla beraber ilginç bir degisiklik yapilir. Bu özel birlik, Amerikan askeriyesinden tamamen ayrilmis, CIA’in bile erisemedigi noktaya getirilmistir. Artik emirleri askeriyeden degil direkmen amerikan başkanından almaktadir. Böylelikle Jsoc direk başkanlığa bağlı global bir temizlik örgütüne dönüşmüstür. Dünyanin bir çok yerinde gerçeklesen cinayet ve terör vakalarin gizli aktörüdür. Sahip oldukları, ” Dünya bir savas alani ve bizde savastayiz” düsüncesiyle, 11 eylül kule saldirilarindan beri bu zamana kadar 1700 operasyon yapar ve binlerce insan öldürür. Bu zamana kadar yasalar önünde suçlandiklari tek bir cinayet olmamistir. Jsoc’u ilk defa desifre eden ve bunu Afganistanda yaptigi bir arastirma da bulan Amerikalı Gazeteci Jeremy Schaill bu konunun üzerine gitmemesi hakkinda bir çok uyari ve tehdit alir. Amerikan Askeri ve Federal mahkemeler de dahil savas suçlari kapsaminda basvurdugu her merci Jsoc diye bir grubun var olmadığını söyleyerek, konuyu kapatir. Yani Schaill’in ifadesi ile Tüm yasalarin ve mahkemelerin üstünde, sorgulanamayan ve yargilanamayan devlet destekli bir gruptur Jsoc.

Peki Jsoc’un Orta dogu ile alakasi ne?

Obama zamaninda sadece sayilari ve bütçeleri arttirilmakla kalinmaz, çok stratejik ve önemli bir karar alınır. Jsoc mutlak surette Avrupa ve özellikle bütün Orta Doguya daimi olarak yerleştirilmelidir. Bu yapılır. Artik eskisi gibi operasyon yapip ülkelerine geri dönmüyorlar, istedikleri anda istedikleri kisiyi kaçirarak, baska bir millete ait topraklarda sorguluyor, gelen emirle istedikleri yeri, kaosa sürükleyebilecek eylemlerde bulunuyorlardır. Iste bizi yakindan ilgilendiren konu da tam burada basliyor. Irakta koguslandirilmis jsoc timi, bir kaç yil önce tarihinin en büyük görevini aldı. Görev şuydu. Saddamin devrilmesinin ardindan Ebu Garip hapishanesine götürülen tüm Cumhuriyet muhafizlari ve irakli generaller, askeri ve stratejik her anlamda eğitilecekti. Üs olarakta Ebu garip hapishanesinden daha iyi bir yer de olamazdı. Dünya medyasinin önünde terör suçlari ile mücadele için bir sorgulama merkezi gibi gösterilen Ebu Garibin gerçekte bir egitim merkezi oldugu saklandı. Evet, basit suçlarla gelenlerin iskence fotograflari bir kac amerikan askeri tarafindan internete sızdırıldı ama amerikanin telasinin sebebi, orada insanlik suçu islenmesi degil, oranin bir egitim merkezi oldugunun ifsa edilme ihtimalindendi. Normalde insanlik suçu isleyen hiç bir amerikan askeri bu kadar çabuk yargilanmamışken, sızan bilgide ismi geçen işkenceci askerlerde, bilgiyi sizdiranlarda adeta simsek hiziyla yargılandı. Olay kapanmış, medyanın gözü başka yerlere çevrilmisti. Egitimler bittiginde üst rütbeli tüm ırakli general ve muhafızlar salındı. Çok ilginçtir ki bunu bir ikisi hariç, hiç bir medya kurulusu görmedi. Iste o gün Jsoc timine verilen görev, Isid’in askeri kanadini olusturmakti. Çok daha ilgincini duyucaksiniz simdi. Jsoc, isid’in beyin tabakasini Ebu Garip’te egitirken, şuanda küçük cephe komutanlığı yapan iki bin isid militanini, ürdün’de ki U.S force’a ait karargahta eğitti. Alman Del spiegel dergisi gibi beyinsizler topluluğu, O militanların özgür suriye ordusu olduğunu iddaa etsede, Özgür suriye ordusu west camp adlı ürdün ordusuna ait campta egitildi. Isid militanlari ise tamamen Amerikan karargahı olan kampta egitilmişti. Özgür suriye ordusunun ürdün’de eğitildiği gün gibi ortadayken, Isid’ın eğitildiği tamamen gizliydi.

Amerika’nın planı herkesten farklı. Onlarca yıldır heryerde uyguladığı planı tekrar uyguluyor,” sağa geç sola vur, sola geç sağa vur” mantığı ile hareket ediyor. Sadece suriye ile ilgilenmiyor, İranı, yıllardır kendi koyduğu ambargo’yu kendi kaldırarak yanına çekiyor, Irak’ı, kendi koyduğu şia kafası ile iran’a bağlıyor, Ürdün ve Suudileri kendinin yarattığı isid tehditi ile kontrol ediyor, Özgür suriye ordusuna yardım da bulunarak, rusya için altın anahtar olan Esed’i indirmeye çalışıyor ve pkk ve ypg yi isid la tehtit edip, Türkiye’ye saldırtarak Türkiye’yi bocalatmaya çalışıyor. Tüm bu planlarda da, jsoc kullanılıyor. Kilis suriye sınırında heryerinde kamera olan bir bmw ve icinde altın külçelerle dolu çanta ile yakalanan amerikalıyı hatırladınız demi? Karsten Richard Persson. Amerikan donanmasında asker, Hani doğayı çok seviyorum fotoğraf çekiyordum diyen ama antalya, muğla istanbul yerine kilis, suriye sıfır noktasını tercih eden amerikalı. Heh işte biz sadece birini yakaladık. Sevgili dostlarım, Hani değim var ya, ” bir taşla iki kuş” diye. Amerika her taşı, beş, hatta on kuş hesabı yaparak atıyor. Ama artık Türkiye bunu okumasını biliyor. Bana gelecekte dünya’nin kaderini belirleyecek ülke kim diye sorulsa, cevabim ne Amerika ne Çin ne Israil ne de Rusya olur, bunun tek ve net cevabi vardir oda Türkiye’dir. Arka plandaki güçlerin Orta Dogu’da suankinden daha rahat at oynatabilmesi, Türkiye’nin kapisindan geçmektedir. Tam elde edilememis bir Türkiye, iki kere iki dört nisbetinde tam elde edilememis bir Dünyadir. Dikkat buyurunuz sadece Orta Dogu degil, Dünyadir. Çünkü Türkiye yeryüzünün her açidan kilit noktasidir. Bu ülkenin ehemmiyeti, yanlizca Asya, Avrupa ve Afrika’ya uzanan ticaret yollari, konaklama ve ikmal merkezi olmasindan yada stratejik mevkisi ve cografi sartlarindan kaynaklanmaz. Asil en büyük sebeb; ilk basta Türkiye’nin müslüman bir ülke olarak bin yildir tarihi, stratejik, siyasi ve askeri tecrübesinin, müslüman dünyasinin bilincinde hala yerini koruyor olmasıdır. Bu yüzden dünyada baska hiç bir ülke ile Türkiye kadar ugrasilmamiş ve uğraşılmayacaktır. Şuan iç ve dış basında, Türkiye’nin hem isid hemde özgür suriye destekçisi olduğunu söylemeleri yada daha dün pkk’ya ülke peşkeş çekiliyor deyip, şimdi ciyak ciyak pkk leşi savunuculuğu yapanların derdi, artık Türkiye’nin de içinde bulunduğu ortama göre plan kurabilmesinden kaynaklanıyor. Bazılarının kafa yapısını bilmem ama, Bu durum siyasi litaratürde alkışı bile gerektirir.

Kategori:

Genel, Haber

Etiketler:

, , , , ,

Yorumlar