MHP’nin Kurucularından Naci Meriç, partisinden istifa etti.

MHP Kurucular Kurulu üyesi Naci Meriç, AA  muhabirine yaptığı açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin son  zamanlardaki tutumlarını eleştirdi.

”ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAKTAN KAÇINMIŞTIR”

Meriç, “Alparslan Türkeş, milli cephe hükümetlerine üç milletvekilliği ile bir başbakan  yardımcılığı, iki de bakanlık alarak partisini iktidar yaptı. Başbuğunun  koltuğuna oturan Sayın Bahçeli, bugün devletimizin en ağır hücumlara maruz  kaldığı bir dönemde elini taşın altına koymaktan kaçınmıştır” dedi.

“SEN NASIL BİR SİYASETÇİSİN?”

Bahçeli’nin kendisine yöneltilen her seçeneğe “hayır” demesini,  “görevden kaçma” olarak niteleyen Meriç, “Sen nasıl bir siyasetçisin? Siyasetten maksat, fikirlerini iktidar yapmak değil midir?” ifadesini kullandı.

Meriç, MHP yöneticilerinin de partinin içinde bulunduğu bu durum karşında ortak bir tavır sergilemesini isteyerek, Bahçeli’nin tutumunun Alparslan Türkeş’in politikalarıyla hiçbir durumda bağdaşmadığını ileri sürdü.

”TÜRKEŞ SEÇMENİN GÖNLÜNE SU SERPMİŞTİR”

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in seçim hükümetine girerek,  sorumluluk almasının takdir edilmesi gerektiğini belirten Meriç, “Sayın Türkeş, devletimizin zaafa düşmesine meydan vermeyerek, vazifeye koşmuş ve seçmenin gönlüne su serpmiştir” dedi.

Meriç, Alparslan Türkeş’in sağ partileri birleştirip uzun dönemli bir  siyasi istikrarı sağlamak amacıyla çalıştığını vurgulayarak, “Başbuğun böyle bir  dönemde kayıtsız kalabileceğini düşünebilir misiniz? Tabi ki onun terbiyesiyle yetişmiş oğlu da kayıtsız kalamazdı. Onun devlet terbiyesi ile yetişmiş  kadroları, MHP’den uzaklaştırılmıştır. Bu durum, MHP’nin bu duruma gelmesinin en  önemli nedenidir” ifadesini kullandı.

Bahçeli’nin iktidar ortağı olduğu dönemde de yurt dışındaki Türk İslam eserlerine gereken önemi vermediğini savunan Meriç, şöyle konuştu:

“Başbakan Yardımcılığı döneminde acaba kaç Türk ve İslam eseriyle  ilgilendi, onarımını sağladı ve ihya etti. Mevcut hükümet, TİKA faaliyetleriyle  dünyanın her tarafında, 4 bin 500 civarında Türk İslam eserlerini ihya etti,  bununla birlikte okul, hastane, yol, su gibi tesisleri de yapıp hibe olarak  bırakmıştır. Dünyanın neresinde bir afet, felaket olsa devlet her türlü  imkanlarla hemen yetişmektedir. Dünyanın neresinde bir mazlum millet varsa  devlet, onların umudu haline gelmiştir.”

facebook