Rusya-ABD ittifakı… Osmanlı korkusu

Rusya’nın Bayır Bucak Türkmenlerine saldırıları ve arkasından Türkiye’nin defalarca ikaz etmesine rağmen hava sahası ihlalinin ardından meydana gelen “uçak düşürme” krizi, Rusya’nın “misilleme” ihtimallerini gündeme getirdi.

Rusya, Türkiye’ye “ciddi” bir mukabelede, misillemede bulunabilir mi?

Bu soruya cevabının da içinde yer aldığı “tabloya” şöyle bir bakalım:

Rusya, büyük bir ekonomik darboğaz içinde, özellikle doğalgaz fiyatlarındaki radikal inişler bütçesini zora soktu, ambargo kıskacı ekonomisini iyice bozdu, para birimi büyük darbeler yedi, Ortadoğu politikası başarısız oldu.

Sovyetler Birliği’nin etki alanına sahip olmamakla birlikte,  biraz da “genetiği” itibarı ile “süper güç” konumunu sürdürmek isteyen yapısıyla “kifayetsiz muhteris” rolünü oynuyor Rusya.

“Putin Rusyası”nın Ortadoğu’nun ateş çemberine göbekten dalması da “nüfuz alanını” muhafaza çabasının bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.

DEAŞ terörü ile mücadele, sarıldığı bir “uydurma” bir gerekçe, 

Rusya’nın DEAŞ terör örgütü ile ne gibi bir derdi olabilir ki?

SÜPER DEVLET ROLÜNÜ OYNAMAYA ÇALIŞIYOR

Putin Rusya’sı uzun kollara ve geniş nüfuza sahip müdahaleci süper devlet rolü oynamak istiyor.

Ne var ki, Rusya, bu rolü oynayabilmesini sağlayabilecek imkân ve kabiliyetlere sahip değil.

Petrol, doğalgaz fiyatlarında düşüş Rus ekonomisini en güçlü olduğu yerden vurmuş durumda, bir sistemin en güçlü tarafı en zayıf tarafıdır zira.

Zincirleme bir çöküş süreci yaşıyor Rusya; sanayi üretimi geriliyor, “Batı”dan Sovyetler Birliği dönemine kıyasla çok daha fazla etkilenmiş olan halkı iyice lükse yönelmek istiyor, ithal otomobiller ve diğer ithal ürünlere yönelim artıyor.

Rusya önde gelen “pazarlarına” ölesiye muhtaç durumda.

Türkiye, Rusya’nın Almanya’dan sonraki en büyük ikinci pazarı.

Ekonomisi alarm veren Rusya bu pazarı riske atamaz.

Akkuyu nükleer santrali, Türk akımı gibi uzun vadeli projeleri gözden çıkaramaz.

Rusya Enerji Bakanı Aleksey Ulyukayev, Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesine kısıtlamalar dahil bir takım önlemler getirilebileceğini söyledi ama bunlar “karizmayı kurtarmaya” dönük “dönemsel” açıklamalar.

 “Beyaz et” alımını kısma ve büyük bir bölümü “beyaz kadın” mahiyetinde olan turistlerini yollamama gibi cılız hamleleri  de bu çerçevede değerlendirilmeli.  

Hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem de Başbakanımız Ahmet Davutoğlu “ikili ilişkilerin normalleşmesinden yana” olduklarının altını defalarca çizdiler.

Bu her iki taraf için de iyi olur, Rusya için çok daha iyi olur.

SURİYE FIRSATI!

Rusya, Suriye’de ne yapmak istiyor?..

Buna da bir bakalım:

Suriye’deki krizi bir “fırsata” dönüştürme isteyen Rusya,  katil Esed rejimine destek vererek sözde “Batı’ya kafa tutmuş” oluyor.

Bayır Bucak Türkmenlerine saldırı ile “DEAŞ ile mücadele”nin uzaktan yakından alâkalı olmadığı ortada; saldırıların “kanuni” temeli yok, “ahlâki” temelini de zaten arama.

Arap Baharı sürecinde Batı’nın kendisini dışlamasından dolayı endişeye kapılan ve ekonomik gücü azaldıkça da “denklem” dışı kaldığını düşünen Rusya, Ortadoğu’daki yeni harita şekillenmelerinden ve gelecek dönemlerdeki muhtemel iktisadi kazanımlardan mümkün olduğunca fazla pay kapmanın, etrafındaki ekonomik kıskacı “Suriye kartı”nı kullanarak kırmanın derdinde.

Ortadoğu coğrafyasından dışlanan Ruslar için Suriye, kısmen elde bulunan son kale.

 Esed rejimi giderse, yerine gelmesi muhtemel “kısmen demokratik” yönetimin Rusya’ya yakın olma ihtimali düşük.

 “Serbest” seçimler yapılabildiği takdirde Suriye’yi “Merhum Menderes” zihniyetli bir “Lider” yönetir, Suriyeli öyle bir “adam”a oy verir.

Sonra sonra…

Türkiye’yi geriden takip edecek olan Suriye günün birinde “Recep Tayyip Erdoğan”ına kavuşursa…

Rusya ile Batı arasındaki ittifak noktası da bu gibi görünüyor galiba; Suriye “Baas” kafasından kurtulur ve “Yeni Suriye”ye doğru yol alırsa…

Belli mi olur, “Yeni Türkiye’ye entegrasyonu” gerçekleşirse…

Ondan sonrası mı?..

Mal’ûm;

“Osmanlı Korkusu!”

Serdar Arseven

Serdar Arseven
Yeni Akit

Kategori:

Genel, Haber

Etiketler:

, ,