ŞEYH Mehmet ADİL El Hakkani Hazretleri ile Özel Mülakat

Şeyh Muhammed Mehmed Adil Hazretleri’nin (k.s.) Hayatı
Şeyh Muhammed Mehmet ADİL Hazretleri 29 Mart 1957 tarihinde Şam’da doğdu. Sultanul Evliya Şeyh Muhammed Nazım ADİL Kıbrısi (k.s.) Hazretleri ile Hace Emine ADİL Sultan Hanımefendi’nin büyük oğludur.

Babası ve Mürşidi Şeyh Muhammed Nazım ADİL Kıbrısi Hazretleri soyu Kadiri tarikatı kurucusu Abdülkadir Geylani Hazretlerine, büyük babaannesi tarafından ise Mevlevi tarikatı kurucusu Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerine dayanır. Baba tarafından dedelerinin soyu Peygamber (s.a.v) ailesine kadar uzanır.

Annesi Hace Emine Sultan, komünizm ülkelerinde başlatılan din karşıtı politikalar nedeniyle Türkiye üzerinden göç ederek Suriye’nin baş şehri Şam’a yerleşen Tatar bir ailenin kızıdır. Aslen bugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk bir cumhuriyet olan Tataristan’ın Orenburg Bakey kasabasındandır.

Şeyh Muhammed Mehmet Adil Hazretleri çocukluk ve gençlik çağını Suriye’de Şeyh Abdullah Dağıstanî Hazretleri, aynı zamanda babası ve mürşidi olan Şeyh Muhammed Nazım ADİL Kıbrısî (k.s.) Hazretlerinin yanında Nakşibendi tarikatının terbiyesi ve disiplini altında yetişmiştir.İslami ilimlerdeki medrese eğitimini ise Suriye`nin başşehri Şam’da bulunan ehlisünnet âlimlerinden almıştır.

Şeyh Muhammed Nazım ADİL Kıbrısi (k.s.) Hazretleri kendisinden sonraki kişinin yani halifesinin Şeyh Muhammed Mehmet ADİL Hazretleri olduğunu vefat etmeden önce ilanen beyan etmiştir. Şeyh Muhammed Nazım ADİL Kıbrısi Hazretleri (k.s.) 7 Mayıs 2014’te Darı bekaya irtihal etmesiyle Nakşibendi tarikatının altın silsilesinin 41. Şeyhi olarak emaneti devralmıştır.

Şeyh Muhammed Mehmet ADİL Hazretleri vaktinin çoğunu dünyanın farklı ülkelerine seyahat ederek İ’LÂ-YI Kelimetullahı yani İslam dinini yaymak amacıyla dünyayı seyri sefer etmektedir.

Şeyh Muhammed Mehmet ADİL Hazretleri İstanbul Beykoz İlçesi Akbaba köyünde ikamet etmekte olup burada bulunduğu sürece dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerini ağırlamaktadır. Kendisini ziyarete gelen küçük büyük misafirleriyle tek tek ilgilenip onlara karşı nasihat ve sohbetlerde bulunmaktadır.

Şeyh Nazım Kıbrıs-i birçok insan tarafından evliyaların başı diye bilinir. Dünyanın her ülkesinden daimi ziyaretçileri bulunan Şeyh Nazım Kıbrıs-i’nin hem annesinin hemde babasının Peygamber’in soyundan geldiği söylenir. Kıbrıslı Şeyh Nazım anlamına gelen Şeyh Nazım el Kıbrıs-i denilen ünlü İslam âliminin tam adı, Muhammed Nazım Adil El Kıbrıs-i El Hakkani’dir. Şeyh Nazım el Kıbrıs-i Hazretleri, pek çok insanın İslam ahlakını yaşamasına vesile olan ve onlara Allah sevgisini aşılayan üstün ahlak sahibi çok değerli bir İslam âlimidir. Kıbrıs Postası Gazetesi olarak ziyaretine gittiğimiz Şeyh Efendi’nin dergâhında bulunup oradaki ziyaretçilerin ve oğlunun ağzından,dergâhı ve Şeyh Nazım Kıbrıs-i’yi dinleme şansına eriştik.

“Hala Sultan ile konuştuğu görülürdü”

Çocukluğu ve gençliğibilinenler ve görenler tarafından şu şekilde anlatılır; “Çocukluğunda Kadiri tarikatı şeyhi olan dedesinden bu tarikatın disiplin ve maneviyatını öğrendi. Daha küçükken olağanüstü özellikleri vardı. Tavırları mükemmeldi.Kimseyle kavga etmez ve tartışmazdı. Her zaman gülümser ve çok sabırlı idi. 14 yüzyıl önce gömülen Hala Sultan ile konuştuğu görülürdü. Biri onu rahatsız ederse; orada gömülü olan annesi ile konuştuğunu söylerdi.”

“Yüzbinler hazretin elin öpmeye uğrar”

Dergah ve Şeyh Nazım Kıbrıs-i ziyaretçileri, duygularını Kıbrıs Postası’na şu şekilde anlatıyor; “Yatsı namazı sonrası sohbetler verir. Zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. Kendinizizaman ve mekândan soyutlanmış gibi hissedersiniz. Hiç durmadan kaynayan bir çorba kazanı vardır.Kim olursa olsun yolu oraya düşmüşse o çorbadan içer. Ve emin olunki dünyanın hiç bir yerinde öyle bir çorba içmezsiniz. Tabi ruhunuzda hiç bir zaman o mübareğin yanındaki kadar geniş ve ferah olmayacaktır. ‘Kurtuluş İslam’dadır. Hak gelecek batıl zail olacak’’ dedikçe kendinizden geçersiniz. Bulunduğu her ortamda mutlaka neşe vardır, sevinç vardır. Dergâhındaki insan potansiyelinin haddi hesabı yoktur. Japonya’dan, Brezilya’dan, İngiltere’den, Çin’den, Türkiye’den, Arap ülkelerinden, Lübnan’dan,Filistin’den yüzbinlerce kişi,bilim adamları,hazretin elin öpmeye uğrar. Tam yedi dil bilmektedir hazret.Dergâhtadilini bilmediğin insanlarla aynı ortamda bulunursun. Tedirginlik duymak nafile göz göze geldikçe bakar gülüşürsünüz. İşte böyle bir kardeşliği aşılamıştır, Şeyh Hazretleri.”

“Yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz”

Dergâh ziyaretçileri, sözlerine şu şekilde devam etti; “Dergâha gelen insanlar birbirlerini ilk kez görmelerine karşı birbirlerini çok seviyorlar, tek bir bakış bir gülümseyişi doğuruyor. Şeyh’in sevgisi ve insanların birbirine sevgisi, dünyanın her yerinden insanları dergâha getiriyor. Burada yalnız olmadığınızı ve insanlar arasında çok derin bir bağ olduğunu hissediyorsunuz.”

“20 yaşından bu güne kadar hak yolundadır”

Şeyh Nazım Kıbrıs-i’nin oğlu Şeyh Mehmet Nazım Adil, Kıbrıs Postası Gazetesi’ne şunları söyledi; “Şeyh Efendi dünya malına kıymet vermeyen biridir. Her zaman ‘Dünya malı geçicidir’ der. 92 yaşında olmasına rağmenhep, hayatın çok çabuk geçtiğini fakat hakiki hayatın Ahiret hayatı olduğunu söyler. 20 yaşından bu güne kadar hak yolunda hizmette olan Şeyh Efendi’nin dünyanın her yerinden ziyaretçileri oluyor. Şeyh Efendi evliyaların başıdır. Gözün gördüğü dünya üzerindeki tek evliyadır.”

Yorumlar